23 Thu, Nov 2017
Orhan Gafarlı :-Rusya’nın Kürt politikasında bir değişiklik yok.

Orhan Gafarlı :-Rusya’nın Kürt politikasında bir değişiklik yok.

ankaramoscow admin ankaramoscow admin
05/07/2017
0

 Türkiye'nin yaklaşan Afrin operasyonu, Rusya'nın Suriye ve Kürt politikası, Türkiye'nin Avrasya entegrasyonu konularını Ankara Politikalar Merkezi uzmanı Orhan Gafarlı ile görüştük.

 Ankaramoskova- Geçtiğimiz hafta sonu Rus savunma bakanı Sergey Şoygu, Rus hava kuvvetlerinin Afrin yakınlarında askeri tatbikat düzenleyeceğini,Amerikan uçaklarının bölgeye yaklaşmamasını istedi. Öte yandan bölgede Türk ordusunun YPG’ye karşı operasyon başlatma hazırlığında olduğu biliniyor. Amerikan yönetiminin bu stratejik hamleye tepkisinin ne olmasını bekliyorsunuz?

O.Gafarlı :- ABD, Rusya ve Türkiye’nin Suriye konusunda farklı görüşleri ve stratejileri mevcuttur. Ankara’nın Suriye politikası bir dönem ABD veya Rusya ile yakınlaşması oluyor. Rakka operasyonun başlaması ve Pentagon YPG arasında ilişkileri Ankara’nın bölge politikası açısından endişe verici.  YPG ve ABD arasında artan özel ilişkiler,Rusya ve Türkiye arasında  taktiksel yakınlaşmaya neden oluyor. Buna rağmen halen Rusya ve Iran ile Türkiye’nin Suriye politikasında yapısal sorunlar mevcut. Afrin‘de YPG ile Moskova yönetimi arasında son dönemlerde çok yakın ilişkiler geliştirildi hatta Rus askerlerinin YPG’li militanlarla çekilmiş fotoğrafları bazı gazetelerde yayınlandı.

 Rusya’nın Suriye politikasının temel stratejisi, statükoyu korumak ve geçici hükümet esnasında BAAS rejiminin varlığını sürdürmektir. Statüko dediğimiz aynı zamanda mevcut sınırların korunmasını sağlamak demektir. PYD/YPG, bu sınırlarının korunmasını değilde, ABD ile birlikle,de- facto ülkenin parçalanmasını sağlayacak bir sürece giriyorsa, Rusya’nın Suriye politikasında kırmızı sınırlarını ihlal ediyor anlamına gelir. Dolayısıyla YPG’nin Pentagon’la olan askeri ilişkileri Rusya için tehdit verici bir aşamaya geçtiğini ve Moskova’nın gelişmelerden ciddi anlamda rahatsız olduğunu söyleyebiliriz.

 Esad rejiminin PYD/YPG karşı her hangi bir operasyon yapması uluslararası kamuoyuna olumsuz yansıyacaktır.Dolayısıyla ,Rusya PYD/YPG’ye Türkiye üzerinden bizim kırmızı sınırları ihlal etme sinyali veriyor. Suriye’de, Rusya ile PYD arasında ilişkilerin tam olarak koptuğu anlamına gelmiyor. Rusların genel tehdit ve hatırlatma stratejisini baktığımız zaman, ilk önce psikolojik, siyasi ve en son olarak askeri baskı yaptığını görüyoruz. PYD konusunda Rus politikasının halen siyasi ve psikolojik baskı aşamasında olduğunu görüyorum. Unutulmamalıdır ki,  Moskova’da PYD için çok ciddi lobicilik yapan bir Kürt diasporası var. Ve bu diaspora Kremlin ile bölge arasında görüşmelere arabuluculuk yapıyor. Öte yandan,bu aktörler arasında ön görüşmelerin yapıldığı ve son zamanlarda Rus askerlerinin Afrin’i ziyaret ettiği haberleri geliyor.        

 -Tüm bu anlatılanlar paralelinde, Rusların Kürt politikasının değiştiği söylenebilirmi?

-Rusya’nın Kürt politikasında her hangi bir değişiklik yok. Sadece PYD’nin politikalarında bir değişiklik var. Rusya bölgede bir Kürt devletinin kurulmasının taraftarı değil. Fakat bir Kürt gerçekliğinin olduğunu görüyor.

 Kürtlere bir özerklik verile bilinir, bunu zaten Ruslar Suriye anayasa taslağına sunarak stratejilerinin ve vizyonlarının sınırlarını göstermek istediler. Ruslar zaten bu anayasanın kabul olmayacağını biliyorlardı. Fakat bununla bütün taraflara çok açık şekilde biz Suriye’yi nasıl görmek isteriz mesajını verdiler. Türkiye ile Rusya’nın Kürt meselesinde yakınlaşması konusunda bir yorumda bulunmak için henüz erken. Beklemek lazım, Rusya ile PYD liderleri arasında görüşmeler varsa bunların bitmesini beklemek zorundayız… 

-Tüm bu gelişmeler, Suriye'de federal yapıya giden süreci durdurabilirmi?

-Suriye'nin federal yapıya dönüşümü, bu devletin parçalanmasını kısa vadede önleyebilir. Bunu tüm taraflar anlıyor. Fakat tartışmaların bu aşamaya gelmesi için ilk önce DAEŞ meselesinin çözülmesi  lazım.

-Türkiye son dönemlerde Beşar Esad’ın geleceği konusunda yorum yapmaktan kaçınıyor. Ankara yönetiminin, Esad’ın gitmesi gerektiği ısrarcılığı azalıyormu?

-Türkiye için Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve PYD devletinin oluşmaması konusu öncelikli. Esad bugün ikinci planda olan meseledir. Bu yüzden Esad'ın geleceği  meselesinin bu aralar basında çok tartışılmadığını düşünüyorum.  

-Son olarak özellikle Rus kamuoyunda sıkça tartışılmaya başlanan, Türkiye’nin Avrasya Birliği entegrasyonu ne kadar gerçekçi?

-Türkiye’nin Avrasya Ekonomik Birliği ile ekonomik entegrasyon ve gümrük anlaşmaları yapması mümkündür. Kazakistan ve Rusya bu birlik içinde ve Türkiye çok ciddi ekonomik ve ticari ortaklar. Fakat unutulmaması gereken diğer önemli ülke Ermenistan.

 Türkiye’nin Avrasya Ekonomik Birliği ile Gümrük anlaşması yapması için Ermenistan’la sınırlarını açması lazım. Azerbaycan ve Ermenistan arasında Karabağ sorunu çözülmeden bunun yapılacağını düşünmüyorum. Dolaysıyla ortada bir Azerbaycan faktörü var, ve Ankara için bu konu stratejik önem taşıyor.

Engin ÖZER- 05.07.2017 / Ankara

Rusya'da FETÖ operasyonu
Rusya'nın Rezerv Fonu artıyor

Yorumlar

-Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.